Eyyy Ruh!
Futbolda 2011-2012 sezonu başladı. Artık yeni sistem gereği her gün maç izleyebiliyoruz. İstisnasız her gün maç var. Hızlıca 3. maçlar oynandı bitti ve 4. maçlar başlıyor Süper Lig’de bugün. Bu 3 maçlık kısa maratonda Beşiktaş’ın performansını biraz irdeleme gereği duydum.
Öncelikle Beşiktaş genel olarak kötü oynuyor. 5-1′lik skorlar, geriden gelip kazanılan maçlar (Bursaspor maçı dahil) tamamen aldatmaca. Maçları oturup 90 dakika izleyen herkes bunun farkındadır illaki. Çok net 2 sorun var. Birincisi, şike olayları nedeniyle geç başlayan lig öncesinde yeterli hazırlık maçı yapılmaması, ikincisi ise takımdaki ruh eksikliği.
Dün akşamki Bursa maçını ele alalım. Sidnei’nin defansa katılımı ile, defansın göbeğinde yapılan hatalar azaldı. Ancak hala takım ortasahadan dikine paslarla ileriye çıkamıyor. Bunu yapamayınca zorunlu olarak kanatlara yöneliyorsunuz, yani Q7 ve Simao’ya. Simao bu sezon çok formsuz durumda. Oyundan çok kolay düşüyor. Quaresma dersek bir iyi bir kötü. Bu iki oyuncudaki duruma hakemlerin aşırı sert oyuna göz yummaları da bir hayli etken. Dün yine resmen sahada Beşiktaş’ı dövdüler. Ancak hakem bırakın sarı kart göstermeyi, düdük bile çalmadı çoğu pozisyona. Bir pozisyonda Sidnei’nin resmen ayak bileği, bir kaç santim daha yukarı denk gelse de bacak kemiği kırılacaktı.
Neyse hakemi bir kenara bırakalım bunlar bahane değil. Ben açıkçası Guti‘nin eksikliğini nedense bu seneki maçlarda feci şekilde gözlemliyorum. Edu her maç üzerine koyarak oynuyor. Çoğu kişi eleştiriyor (neden olduğunu bir anlasam) ancak çok olumlu işler yapıyor Edu. Guti’den Edu’ya geçişimi bağlamam gerekirse de, Almeida ne kadar defans çizgisinin önünde bekleyerek ara pası atılacak yerlerde sürekli ofsaytta bekliyorsa, Edu’da tam tersi mükemmel bir şekilde o çizgiyi takip ediyor ve ofsayta düşmüyor. Ancak gel gelelim takımda bir tane o dikine pası atıp Edu’yu kaleciyle karşı karşıya bırakacak adam yok! İşte burda Guti devreye girmeli. Guti-Edu ikilisi göbek oyununda, Q7 ve Simao ikilisi de kanat oyununda aynı anda sahada olursa, çok zengin ve bitirici ataklar izleriz. Eğer kanat oyunuyla sonuca gitmek istersen Almeida’yı, göbekten sonuca gitmek istersen Edu’yu oynatabilirsin.
İsmail ve Ekrem gerçekten çok iyi niyetli oyuncular ancak bariz bir şekilde bu takımın en zayıf halkaları. Tanju bu iki isimden birine çok iyi alternatif olabilecek yetenekte bir oyuncu ancak neden hala sahaya sürülmüyor anlamıyorum. Dünya gözüyle bir izleyemedik şu çocuğu. Mustafa Pektemek belli ki henüz hazır değil. Keza Simao’da öyle. Fernandes ortasaha da güven veriyor ancak ben hala Guti’nin yokluğunda Fernandes-Ernst-Necip 3lüsünde ısrarcıyım. Bu üçlüyü bir türlü izleyemedik. Takımda anlayamadığım bir de ruh eksikliği var. Çok isteksiz oynuyor takım. Hani gol yedikten sonra panik yapıyorlar diye kızardık ya, şimdi de onun tam tersi umurlarında değil sanki! Bunun bir ortası yok mu yahu. Egemen ve Sidnei defansın göbeğinde olması gereken olmazsa olmaz ikili gibi duruyor.
Neyse uzatsam sayfalar dolusu yazarım ancak şimdilik bu kadar yeterli. Çekirge ikidir sıçrıyor ancak üçüncüyü görebilecek miyiz bakalım Pazar günü belli olur. Şu ana kadar ne UEFA maçlarında ne de lig maçlarında ortada futbol namına bir kırıntı göremedim ne yazıkki. Beşiktaş ara ara saman alevi gibi parlıyor, o anda da atıveriyor 1-2 tane ve maçı kazanıyor şimdilik. Bunun böyle devam edemeyeceği aşikar. Neredesin ey ruh…!